Atasözlerimiz

Atasözü geçmişten günümüze gelen, uzun deneyimlerden yararlanarak kısa ve özlü öğütler veren, toplum tarafından benimsenerek ortak olarak kullanılan kalıplaşmış sözlerdir. Atasözleri bir toplumun duygu, düşünce, inanç ve kültür yapısını yansıtır. Atasözleri, kim tarafından ne zaman söylendiği bilinmediğinden anonimdir. Bu sözler topluma mâl olmuş, toplum tarafından benimsenmiş ve yüzyılların düşünce ve mantık isteminden geçerek günümüze ulaşmış kısa ve özlü sözlerdir. Atasözleri, bir düşünce açıklanırken ya da savunulurken tanık olarak da gösterilirler. Atasözleri, halkın yalnızca ortak duygu ve düşüncelerini değil ortak dil zevkini de yansıtır.

İlçemizde kullanılan atasözleri de ülkemize mal olmuş, ülke genelinde kullanılan atasözleridir.Bunlardan bazıları şöyledir:

 

Acele eden ecele gider.
Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır.
Adı çıkmış dokuza inmez sekize.
Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar.
Ağlayanın malı gülene yaramaz.
Akacak kan damarda durmaz.
Altın yere düşmekle pul olmaz
Anasına bak kızını, kenarına bak bezini al.
Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az.
At ölür meydan kalır, yiğit ölür namı kalır.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
Atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.
Atın ölümü arpadan olsun.
Attan düşen ölmemiş eşekten düşen ölmüş.
Ayağını sıcak tut başını serin .
Azıcık aşım, kaygısız başım.
Baş kesenle yaş kesen iflah olmaz.
Besle kargayı oysun gözünü.
Bir kötünün yedi mahalleye zararı dokunur.
Borç yiğidin kamçısıdır.
Büyük dağın dumanı büyük olur.
Büyük lokma yut, büyük söz söyleme.
Bülbülü altın kafese koymuşlar ille de vatanım demiş.
Can çıkmayınca huy çıkmaz.
Canı yanan eşek attan hızlı koşar.
Çatal kazık yere geçmez.
Çıkmayan candan ümit kesilmez.
Çok laf yalansız, çok mal haramsız olmaz.
Çocuğun yediği helal, giydiği haram.
Dağına göre duman olur.
Davarı güden kurdu görür.
Davetsiz gelen mindersiz oturur.
Davul bile dengi dengine çalar.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
Davulu biz çalarız bahşisi başkası toplar.
Deli deliyi imam ölüyü sever.
Dinsizin hakkından imansız gelir
Dost başa düşman ayağa bakar.
Dost kara günde belli olur.
Dünya malı dünyada kalır.
Ecel gelmiş cihana baş ağrısı bahane.
Eceli gelen köpek cami duvarına işer.
El atına binen tez iner.
El elin eşeğini türkü çığırarak arar.
El öpmekle dudak aşınmaz.
El yarası iyi olur dil yarası iyi olmaz.
Elden gelen öğün olmaz o da vaktinde bulunmaz.
Erken giden yol alır.
Eski dost düşman olmaz.
Eşeğin canı yanınca atı geçer.
Eşek hoşaftan ne anlar?
Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun der, kimi kısa.
Evdeki hesap çarşıya uymaz.
Gelin girmeyen ev olur da, ölüm girmeyen ev olmaz.
Görünen köy kılavuz istemez.
Gülü seven dikenine katlanır.
Gözden ırak olan gönülden de ırak olur.
Hamama giren terler.
Harmanda izi olmayanın sofrada yüzü olmaz.
Her koyun kendi bacağından asılır.
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
Herkes kaşık yapar sapını denk getiremez.
Herkesin dağına göre dumanı vardır.
Hısım akrabayla ye iç, alış veriş etme.
Horozu çok olan köyde sabah geç olur.
Horoz kadar eri olanın, harman kadar yeri olur.
İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır.
İki cambaz bir ipte oynamaz.
İşin yoksa şahit ol borcun yoksa kefil ol.
İşleyen demir pas tutmaz.
İşten artmaz dişten artar.
İt ite buyurur ,it de kuyruğuna.
İt iti ısırmaz.
İt ürür kervan yürür.
İti an sopayı hazırla.
İyiliğe iyilik olsaydı, koca öküze bıçak olmazdı.
İğneyi kendine batır çuvaldızı ele.
İyi olacak hastanın hekim ayağına gelir.
Köpeğin duası kabul olsaydı gökten kemik yağardı.
Kahpe felek kimine kavun yedirir kimine kelek.
Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez.
Kelin merhemi olsa kendi başına sürer.
Keskin sirke küpüne zarar verir.
Kızı kendine bırakırsan ya davulcuya varır ya zurnacıya.
Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.
Kötü komşu insani elek tekne sahibi yapar.
Kurt dumanlı havayı sever.
Kurt kocayınca köpeklerin maskarası olur.
Kurunun yanında yaş da yanar.
Kul sıkılmayınca Hızır yetişmez.
Kuzguna yavrusu şahin görünür.
Merhametten maraz doğar.
Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
Misafir misafiri ev sahibi hiç birini sevmez.
Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.
Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz.
Namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz.
Oğlan dayıya kız halaya çeker.
Öküz altında buzağı aranmaz.
Ölüsü olan bir gün ağlar delisi olan her gün ağlar.
Öz ağlamayınca göz ağlamaz
Ölüm hak, miras helal.
Öküz öldü ortaklık bozuldu.
Parayı veren düdüğü çalar
Para parayı çeker.
Paran gitti mi diye sormazlar, işin bitti mi diye sorarlar.
Paran çoksa kefil ol, işin yoksa şahit ol.
Pire itte bit yiğitte bulunur
Rüzgar esmeyince dal kımıldamaz.
Rüzgar eken fırtına biçer
Su testisi su yolunda kırılır
Sürüden ayrılan koyunu kurt kapar.
Saç sefadan , tırnak cefadan uzar
Sakınılan göze çöp batar
Sakla samanı gelir zamanı
Sel gider kumu kalır insan gider adı kalır.
Sinek küçük ama mide bulandırır.
Söz bilirsen söyle ibret alsınlar, bilmezsen sükut et adam sansınlar.
Su bulanmayınca durulmaz.
Su içene yılan bile dokumaz.
Suç samur kürk olsa kimse üstüne almaz.
Suyu görünce teyemmüm bozulur.
Su küçüğün söz büyüğün.
Taşıma su ile değirmen dönmez.
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.
Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.
Tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanıdır.
Tok acıkmam, aç doymam sanırmış.
Tok ağırlaması güç olur.
Ustanın merdiveni olmaz.
Üzüm üzüme baka baka kararır.
Vakitsiz öten horozun başı kesilir.
Yarası olan gocunur.
Yarım elma gönül alma.
Yarım hoca dinden, yarım hekim candan eder.
Ye tatlıyı içme suyu yanarsa yansın, ye yağlıyı iç suyu donarsa donsun.
Yiğidi öldür hakkını yeme.
Yüzü güzele kırk günde doyulur, huyu güzele kırk yılda doyulmaz.
Zenginin arabası dağdan aşar fakirinki düz yolda şaşar.
Zorla davara giden köpek kurt getirir.